MARKADA SOSYAL DEVRİM – (M)ARKA PLAN – HaberTürk (marka konferansı özel eki)

The following article is from my column for HaberTürk newspaper of Turkey for the start of the International Brand Conference in Istanbul.

Marka dünyasında bir devrim yaşanıyor, ve beklentim MARKA 2010 katılımcılarının bu devrime tanıklık edecekleri yönünde. Artan marka tartışmaları ve genişleyen marka sınırları paralelinde çeşitlenen konferans içeriği bu değişimin habercisi.

Marka 2010 konuşmacılarından biri Nielsen Online’ın Başkan Yardımcısı Matthew Dodd. Dodd “Marka Kaldıracı: Sosyal Medyanın Etkisinin Değeri” başlıklı bir konuşma yapacak. Evet marka gezegenindeki devrimin adı bu aslında. Marka bilinirliği, coğrafi sınırları ve müşteri deneyimi, sosyal medyanın hükmü altına girdi bile.

Sosyal medya ülkemizde bu yılın en büyük marka tartışmalarından birinin de kısmen cevabı. Louis Vuitton’un CEO’su Yves Carcelle Türklerin marka olmak için 150 yıl beklemeleri gerektiğini söylemiş. Marka bilinci ve yönetimi konusunda daha öğreneceklerimizin çok olduğu konusunda hemfikir olsam da bir buçuk asırlık sürenin pazarlama dünyasının sosyal medya ile tanışmadan önce biçilmiş bir süre olduğunu düşünüyorum. Sosyal medyanın bu alanda en büyük özelliği bloglar, yorumlar sayesinde bir markanın yayılmasına kazandırdığı hız. Eskinin düzenli medyasının ve profesyonel gazetecilerinin yanında artık sade vatandaş da yorumlarıyla, bloglarıyla markalara yön verebiliyor. Bebek ürünlerini yorumlayan annelerden, en son çıkanları kritik eden teknoloji meraklılarına milyonlarca blogcu markalar, ürünler hakkında ne düşünüyorsa yazıyor. Önerilerini sıralıyor, yeni markalardan haberdar ediyor. Yeni ürünler mağazalara girmeden aylar önce bloglardan okunabiliyor. Öyle ki moda dünyasının son rüzgarı Alexa Chung onu takip eden onlarca blog sayesinde taktığı bir kolye ile ertesi gün küçücük bir markayı dünyanın her yerindeki moda düşkünlerinin yörüngesine sokabilecek güce sahip olabiliyor.

Sosyal medyanın bir diğer gücü de sınırsızlığı. Eskiden tüketici sadece eşiyle dostuyla paylaştığı deneyimlerini artık internetten tüm dünyaya ilan etme gücüne sahip. Örneğin tripadvisor.com’da Kapadokya’da balon turu yapacağınız şirketten, Pasifik Okyanusu’nun ortasında küçük bir adadaki ufak bir restorana kadar herşey iyisiyle kötüsüyle milyonlar tarafından değerlendiriliyor. Alışveriş sitelerinde bir kozmetik kremin reklamını yaptığı gibi gerçekte de mucizevi olup olmadığından tutun da hayalini kurduğunuz mutfak aletinin kullanım rahatlığına herşey hakkında bilgi sahibi olmak mümkün. Hem de hiçbir reklam formatına sığdıramayacağınız detaylar… Bir tüketici deneyiminin tüm incelikleriyle… Örneğin sosyal medyada teknoloji markaları hakkındaki en popüler kategorilerinden biri ürünlerin paketlerinden çıkartılıp “soyulması” üzerine videolar. YouTube’daki videolardan en son Apple ürünlerini paketlerini açma zevkini ve o ilk tanışma anının heyacanını yaşayabilirsiniz.

Sosyal medya aktivistler için de eşsiz bir platform olmaktan geri kalmıyor. Meksika Körfezi petrol sızıntısı krizinin BP için bir marka faciasına dönüşmesinin zemini de sosyal medya. Ne de olsa internet Twitter’la silahlanan aktivistler ve basın bülteni yayınlayan yöneticiler için ortak kullanım alanı sağlayan bir mecra oluşturdu.

Sosyal medya doğru kullanılırsa bir markanın yayılmasında büyük kaldıraç sağlayacak, kontrol edilemezse de büyük zarara uğratacak bir güç. Diğer pazarlama yöntemlerini bir kenara atmadan, onları güçlendirmek için kullanılması gereken bir platform. Gözardı etmek imkansız. “Biz kullanmıyoruz”, “henüz başlamadık” şeklinde söylemler yersiz. Zaten siz sosyal medyayı kullanmasanız bile kullanıcılarınız ve potansiyel müşterileriniz sizden izin almadan yola çoktan çıktılar. Benim tavsiyem önce dinlemeniz: hedef kitleniz markanızla sosyal medyada nasıl bağlantı kuruyor? Nasıl yorumlar yapıyorlar? Hangi ortamlarda? Rakipleriniz hakkında ne diyorlar? Hedef kitlenizin nabzını tuttuktan sonra, negatif iletişimleri nasıl pozitife dönüştürüp pozitif iletişimlerin de sesini nasıl yükseltebilirsiniz ona yoğunlaşın. Doğal olarak gerçekleşen bu iletişime yön vermek suni sosyal medya kampanyalarından çok daha etkili ve ekonomik. Ama en önemlisi baştan işi sıkı tutmazsanız, ipin ucu kaçabilir.

Post a Comment

Your email is never shared. Required fields are marked *