BAŞARININ SIRRI KADINDA SAKLI – (m)arka plan, habertürk – 11 mart, 2011

İnsanlık son 30 yıldır kadın-erkek eşitliğiyle uğraşıyor. Ve bu mücadelenin sonucunda yeni bir kadın var artık. 1950′lerde evinin kadını olan, günün her saati feminen olması beklenen, kendi başına pek evden dışarı çıkmayan, her türlü “erkek işi” için yardıma muhtaç olan kadın artık yerini calışan, kendi işini gören, kendi başına ayakta durabilen kadına bıraktı. Onun rolü, hobileri, tercihleri farklı. Aldığı, kullandığı ürünler çok daha çeşitli. Eskiden sadece erkeklere yönelik olan kategorilere artık o da talip.

Peki pazar bu değişime adapte oldu mu? Bu yeni kadın için hazır mı? Yeterince cazip mi? Tatmin edici mi? Bu değişen dünyada kadını bu yeni imajıyla düşünen, bakış açısını, hayat tarzını, anatomisini dikkate alan markalar onun gözüne giriyor.

Bu yeni pazarda başarılı olmanın sırrı kadının ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlanmış ürünleri kadın-erkek ayrımı yapmaksızın pazarlamaktan geçiyor. Mesele farklı nedenlerle de olsa hem erkeği hem kadını cezbedebilmek.

“Kadınlara özel” tasarlanan ve her türlü klişe çözüme başvuran ürünler hem kadınlarca hem erkekler tarafından reddediliyor. Bir çok firmanın mentalitesi o gün bugündür aynı. Hala bir ürünün pembe veya küçük olmasının yeterli olacağı yönünde.

Yıl 1955. Dodge “La Femme” modelini tanıttı. İçi dışı gül pembe bu araba aynı renkte takım bir şemsiye, bir şapka ve içi kozmetik dolu bir çanta ile satılıyordu. Hala gözde bir koleksiyon parçası olsa da üretim ömrü iki yıl oldu.

Yıl 2009. Dell “Della”’yı tanıttı. Bu mini dizüstü bilgisayar teknoloji ipuçları, aerobik videoları ve yemek tarifi programıyla sunuldu. Tahmin edersiniz ki kadınların teknolojiden pek anlamadığını varsayan, ilgi alanlarını mutfak ve kişisel bakımla sınırlı gören bu mentalite hiç hoş karşılanmadı. bilgisayarlarıyla takım mavi, pembe ve yeşil kiyafetli modellerin yer aldığı bu kampanyanın ömrü 10 gün oldu.

Diğer yandan kadının beklentileri daha fazla olduğundan bu beklentilere cevap veren firmalar erkek takipçilerinin de yeni yüksek standartlardan memnun olduğunu görüyorlar. Kadın üzerine odaklanmak herkes için en iyi ürünü ortaya çıkartıyor.

2004’te McDonald’s kadınlarla hala yıl 1955′miş gibi konuştuğunu farketti. Bu yıla kadar kadınları çocuklara ulaşmak için kullanan, onların annelik rolü üzerine yoğunlaşan marka yeni kadın için de seçenekler sunmaya karar verdi. Böylece salata McDonald’s menüsünde yerini aldı.

Coca-Cola diyet kategorinin aslında genç erkeklere de hitap ettiğini keşfedip 2005’te Coke Zero’yu piyasaya çıkarttı. 1982’den beri light ve diet olarak nitelediği kategorinin iletişimini ayrıcalıklı olarak kadınlara yapıyordu. Coke Zero bu kavramlardan uzak durup lezzet üzerine yoğunlaşan maskülen bir ürün olarak hem erkekleri hem kadınları aynı çatı altında toplamayı başardı.

Apple da kadının pazardaki yeni gücünden en çok faydalananlar arasında. Tüm ürünleri, özellikle de son yıldızı iPad kadınları gözeterek tasarlanmış. Örneğin boyutu çantaya sığmasından dolayı kadınlar için ideal olsa da, cebe girmediğinden erkekler için en uygun seçim değil aslında. Ama kullanım kolaylığı ve yeni bir kategori yaratmasıyla erkekler tarafından da baştacı edildi.

Mini Cooper küçük ve sevimli tasarımıyla kadınları cezbederken motor gücü ve spor kullanımıyla erkekler tarafından da çok tercih ediliyor.

Tumi bavullarının hafiflliğiyle kadınların gözdesi olurken, stilleri erkeklere hitap ediyor.

Dahası da var… Kadın hem işinden, hem evinden sorumlu olduğundan çok meşgul. Dolayısıyla onun için destek mekanizması önemli. Kullanım kolaylığı kadar servisinin, müşteri ilişkilerinin ve bilgilendirici materyallerin iyi olması onun gözünde bir markayı öne çıkartıyor. Hem iyi servisten hangi erkek şikayet eder?

Kısacası kadın günümüzde markaların yeni gizli gücü. Bir erkek ürün fonksiyonlarıyla ilgilenirken kadın ilk önce marka değerleriyle bağlantı kuruyor. Kadın kullandığı markalara daha çok bağlanıyor. Kullandığı ve memnun kaldığı ürünlerin marka elçiliğini yapıyor.

Markalara düşense kadını el üstünde tutmak!

One Comment

  1. Posted April 25, 2011 at 7:45 pm | Permalink

    Cok dogru. Modern aile icinde zaten alisveris secenek kararlari hemen her zaman kadinlar tarafindan veriliyor. Kadinlari ikna eden marka kazaniyor.

Post a Comment

Your email is never shared. Required fields are marked *